1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer

Ailemizin Oyuncusu

1350 bölüm boyunca evlerimizi ziyaret eden "Ferhunde Hanımlar"ın Nevzat'ı İpek Çeken, bugünlerde bir "teatral sitcom" denemesi olan "Teyzemin Nesi Var?öda başrolde çıkıyor karşımıza.

Telaşlı, bir parça vesveseli, duygusal, bağımlı olmaya eğilimli ve zaman zaman da saflığa göz kırpan, kıpır kıpır bir kadın. Çok konuşuyor, devamlı soru soruyor ve hemen panikliyor. Seyircinin hafızasına kısa bir yolculuk yapılırsa, görülecek ki, bahsettiğimiz, televizyon ekranlarında tam 1350 bölüm evlerimizi ziyaret eden "Ferhunde Hanımlar" dizisinin Nevzat'ından başkası değil. Kolay kolay unutulmayacak bir karakter olarak belleklerde asılı kalan Nevzat'ın yaratıcısı ise İpek Çeken. "Ferhunde Hanımlar"ın ardından gelen "Bizim Evin Halleri" ile cam ekrandaki oyunculuk serüvenini soluksuz sürdüren İpek Çeken, seyircinin "ailemizin oyuncusu" kulvarına konumlandırdığı oyunculardan. Özellikle de kadınlar tarafından!

İpek Çeken 15 yıldan beri Devlet Tiyatrosu oyuncusu. Ankara Devlet Tiyatrosu müdürlüğü görevini de yürüten İpek Çeken bugünlerde "Teyzemin Nesi Var" dizisindeki Saadet ile karşımızda. Aslında Saadet de Nevzat'a çok benziyor. Sanki Nevzat'ın beş on yıl sonraki hali. Belki biraz daha "çılgın kadın"a yakın duruyor o kadar.

Ve tabii Saadet, "Teyzemin Nesi Var"ın ana kahramını, teyzenin ta kendisi. Bu diziyle "teatral sitcom" türünü denediklerini söyleyen İpek Çeken ile canlandırdığı karakterler ve oyunculuk üzerine görüştük.

Saadet adeta "Ferhunde Hanımlarödaki Nevzat karakterinin devamı gibi... Birbirine yakın karakterlere mi can veriyorsunuz?

Saadet, Nevzat'ın çocuk doğurmuş hali olabilir. Bu durumda iki rol de birbirinin devamı sayılabilir. Çünkü iki dizi de Türk aile yapısını komik olsun, eleştirel olsun, dramatik olsun gözler önüne seren diziler. İki benzer dizide oynamam benim şansımdı. En azından Türk halkı böyle karakterlere can verebildiğimi gördü. Her ne kadar "Teyzemin Nesi Var?öda başrolde oynadığım varsayılırsa da bütün bir aileyi ben oluşturmuyorum. Ablalarım, eniştelerim, yeğenlerim, kocam, komşularımız vs. var. Tüm aile bireylerinin ayrı ayrı üzüntüleri, sıkıntıları, kederleri, mutlulukları, sevinçleri ele alınan konular olarak karşımıza çıkıyor..

"Teyzemin Nesi Var" ile bu kez başroldesiniz. Bunun getirdiği artı ne tür bir yük var?

15 yıllık devlet tiyatrosu sanatçılığımda bana verilen roller genelde hep başroldü. Bir sanatçı olarak o rollere hazırlanmak da büyük bir yüktü. Saadet rolü için de çekimlerden önce oturulup nasıl oynanması ve olması gerektiği konuşulup öyle çekimlere başlandı. Başrolü bir yük olarak değil, bir kostüm olarak düşünüyorum. Giyine giyine kostüme vücudun daha da alışılacağı varsayılmalı.

Canlandırdığınız karakterler tipik kadın profiline yakın mı duruyor?

Türkiye'de yaşayan kadınlar içinde "tipik kadın" özelliğini taşıyorsam vay erkeklerin haline. Erkeklerimiz böyle dizileri seyredip kendi aile yaşamlarından kesitler buluyorlarsa evlilikleri içinde kötü giden durumlara çözümde bulabilirler. Ya da hiç akıllarına gelmeyen farklı bir boyutu yakalayabilirler. Aynı durum kadınlar için de söz konusu. Vıdıcı, vesveseli, dırdırcı kadın olmaktansa uzlaşmacı, sevecen, anneler olmayı hedeflemeliyiz. Böyle diziler, böyle kısa zaman içinde sorun - çözüm ilişkisini kolayca açıklayan dizilerdir. Herkese kıssadan hisse.

Format olarak sitcoma yaslansa da "Teyzemin Nesi Var" tam bir sitcom değil. Bildik komedi dizi formatı ile sitcomun bir arada kullanıldığı bu yapıda oyunculuk adına nasıl bir yol izliyorsunuz?

Dizi ilk başlarda gerçek bir sitcom olarak düşünülmüştü. Ah oyunculuk belası; senaryo çekilmeye başladığı andan itibaren teatral bir atmosfere bürünüp, tiyatro kökenli rejisörümüz Murat Karahüseyinoğlu'nun da vizöründen bu tatla bir dizi olarak bizim de karşımıza çıktı. Bizler için de çok yeni bir "teatral - sitcom" niteliğinde. 50 dakika hiç ara vermeden bir tiyatro sahnesindeymişiz gibi oynuyoruz.

Bundan sonra daha farklı, hatta uç noktaları zorlayan bir rolü tercih eder misiniz?

Her sanatçının yüreğinde uç noktaları zorlayan, farklı roller yatar. İyi bir oyun, senaryo olursa neden olmasın, seve seve. Şu ana kadar ekranda birbiriyle benzer roller oynamam, hem şansım, hem şanssızlığım. Uç noktaları zorlayan, farklı rollerin yanı sıra dramatik rollerde oynamayı çok isterim. Bunu tiyatro sahnelerinde başardım, çok iyi tepkiler aldım. Kendimi ekranda da böyle bir rolde seyretmem hem iyi bir tecrübe olacak hem de alacağım eleştirilerle kendimi geliştirmem açısından imkân yaratacaktır.

Mankenlerin ve şarkıcıların cirit attığı dizilerde lokomotif oyuncu olmaktansa neredeyse tamamı meslekleri oyunculuk olan ekiplerden oluşan dizilerde oynamayı tercih etmenizin nedenleri?

Umuyorum, bir gün herkes para değil, kendi işini en iyi şekilde icra etme kavgasının bilincine varacaktır. Ben nasıl mankenlik veya şarkıcılık yapma haddini kendimde görmüyorsam, manken ve şarkıcıların cirit attığı dizi ve yapımları gerçekleştiren insanlar da haddini bilsinler.

Şehnaz PAK-Milliyet,25.08.2002

Share
Yandex.Metrica